Hakkımda

14 Ağustos 2018 Salı

Üniversite Tercihi mi Hayat Tercihimi

      Merhaba!Merhaba blogcular, merhaba gizli takipçiler, merhaba dünya :)Başlıktan da anlaşılacağı üzere konumuz üniversite tercihleri.Bu sene etrafımda sınava giren çok fazla kişi oldu, puanların açıklandığı günden bu yana ben de onların telaşı içerisindeyim.

       Her sene neredeyse 2 milyon kişi sınava giriyor, bayağı fazla bir rakam e sistem de aynı kalmıyor, üniversite kontenjanları derken kafalar bayağı karışıyor.Etrafımdakiler, hatta memleketteki komşular bile beni arıyor, yahu ben ne anlarım tercihlerden diyorum.Tercihler nasıl yapılmalı puana göre bir fikrim var elbet; ama ben hangi bölümü seçmeleri gerektiğini söyleyemem ki.Misal benim sevdiğim bir bölüm olmadı hiç, yani daha açıklayıcı olursam mühendis olayım bina dikeyim yazılım yazayım, doktor olayım hayat kurtarayım demedim hiç.Ben eczacılık düşünüyordum; çünkü kendimce eczanede çalışacak birilerini bulacak, kazandığım paralarla da sürekli gezecektim, bu da aklıma nasıl sokuldu, çok yakın bir arkadaşımın dayısı eczacıydı, o eczanede haftada bir iki saat takılır geri kalan zamanını oto galerisinde harcar ve de gezerdi, işte tam o zamanlar yani ben ortaokuldayken kazındı aklıma bu, ha kazandım mı hayır; okuduğum bölüm gezici bir bölüm değil; ama ben zaten farklı bir iş yapıyorum ve de sonucu tam istediğim gibi olan bir iş, dünyayı geziyorum!Yani diyorum ki sevgili arkadaşlar bana sormayın, yoksa hüsran olabilir; lakin onlar benim yaptığım işi çok havalı buluyor.Anlamadıkları bir şey var, benim işimin içeriğini kavrayamıyorlar,  asıl meseleleri gittiğim ülkeleri gezmek.Bir de şöyle bir kandırmaca var malesef sosyal medya, tabi ki yurt dışına gittiğimde güzel anları fotoğraflayıp paylaşıyorum, bir kesime göre sürekli geziyorum, hayat bana güzel oluyor ve özeniyorlar.Orada yaşadığım zorluğu bilmiyorlar, işin içeriğini kavrayamıyorlar o yüzden mantıklı seçim yapamıyorlar.

        Sevgili genç arkadaşlarım isterim ki hepiniz geleceği olan bölümleri okuyun; ama artık öyle bir zamandayız ki öngöremiyoruz bile.Onca emek,uğraş çok zor farkındayım.Allah hepinizin yardımcısı olsun.


6 Ağustos 2018 Pazartesi

Gururuma Gözlerimi Kapattım

       Merhaba!Bugün dopdolu, capcanlı bir şekilde uyandım.İçimde bir coşkunluk var ki zaten birkaç gündür öyleyim.Neden aramayın, her yeni günde bir şeyler öğreniyor, büyüyor ve gelişiyoruz.

      Şimdi, ben biraz(!) duygusal bir insanım; ama öyle çok belli edengillerden değilim.Soyadım gibi sertim duygularımı göstermekte, kırıldığımda burnumu dikleştirir, saldırganlaşırım tehlikeye karşı; lakin bunu yapamadığım çok çok aşırı az insan var hayatta, bir elin parmakları kadar bile değil.Neyse efendim, onlara kırıldığımda böyle bir gözpınarlarında, ciğerde yanmalar, ooff ki ne of.Ha bir de gururluyumdur varya, acıdan ölsem ıı ııh.Gelelim asıl konuya, hani insanlar bizi, duygularımızı, hareketlerimizi eleştirir ya e biz de duygularımızı bastırırız çoğu zaman yara almamak için.Ben bunu kırdım ve hiç yapmayacağım bir şey yaptım, gururum ve aklım böyle beni tırmalasa da boğazımdan yakalasa da yok dedim kesin sesinizi bu kez düşünmeden hareket ediyorum, hem belki de bu zamana kadar gururumu, aklımı dinlemekle hata ettim.Böyle bayağı bir gaza geldim ; çünkü büyük bir şey yapıyorum kendimce, değişiyorum vuuhuuuu, hep aynı kalmıyorum.

      Yaptım mı yaptım, sonucu merak ediyorsunuz tabi, valla sonuçsuz.Yani sonuç var da böyle benim abarttığım, aman kendimi değiştiriyorum, her şey harika olacak sonucu asla ve asla yok.Hatta, hiç yapmayıp aklımı, gururumu dinleseymişim yine aynı olacaktı, hatta gurursuzluk yapmamış olacaktım; ama ben bunu yapmadım cesaret edemedim demek istemedim.Aldım mı boyumun ölçüsünü aldım; ama aklımda soru işareti kalmadı, aslında bir şeyler kazandım mı evet kazanmış oluyorum.Her yaptığımdan olmasa da bu durumdan bir şeyler öğrendim bence.Sizin hiç yapmayacağınız bir şeyi yapma cesaretiniz ya da deliliğiniz var mı peki?


Hadi bakalım iyi haftalar, benim için acayip bir hafta olacak :D


        

27 Temmuz 2018 Cuma

Kötü mü Oldum ki Ben

        Merhaba sevgili blogcular, bugün size anlatacağım komikli bir yazı bence(şuan bile gülüyorum), yani komik olmadığını düşünüyorsanız eğer, ben kötü bir insancık oldum demek:)Geliyooorrr

       Aynı mahallede oturduğum bir kız vardı, benden bir dönem küçük.Aynı liseye, aynı servisle gidiyorduk.Mıymıntı bir tipti, geç kaldığında bile aheste aheste Hülya Koçyiğitimsi bir koşuş sergilerdi, gıcık olurduk; ama kız çalışkandı, zaten dersleri iyi olmayanı bizim okula almıyorlardı, Merkez mapushanesi derlerdi, gerçekten dersleri iyi olanları alıyorlardı sadece, o sıralar diploma notu 5 üzerinden değerlendiriliyordu 4,2 diye en yakın arkadaşlarımdan birini almamışlardı gıcıklar.Farkettiyseniz sübliminal bir mesaj var bu yazdıklarımda, farketmediniz mi yoksa aa!

        Neyse gelelim kıza, ben üst dönemiyim derslerim de hep iyi, sınav sonuçlarımız zaten okula ilan ediliyor, sürekli bana nasıl ders çalıştığımı soruyor, çalışamıyormuş o kadar.Hemen size sonucu söylüyorum, ben sınavda çuvallarken kız Cerrahpaşa'da tıp okudu.Yuh dediğinizi duyar gibiyim, ha ben ne okudum eczacılık evet eczacılık istiyordum gelmeyince, müdür olayım bari hastaneye dedim,OLAMADI:) Sınava girdiğim sene yeni yönetmelik gelmişti artık doktorlar hastane yöneticiliği yapamayacak, ilgili bölümden mezun olanlar yapabilcek diye, e Türkiyede sadece 9 üniversitede var bu bölüm, hurraaa saldırdık, yazdık yüksek puanlarla yerleştik, doktor sınıf arkadşlarım vardı; ama yönetmelik yine değişti, biz de olduk boş işler müdürü:)Annem de varya daha geçenlerde bile söylüyor ki ben okulu bitireli 4 sene oldu, ben diyo Meltem'in bilgisayar öğretmeni olmasını çok istemiştim, tutuyordu da puanı Çukurova'ya gitmedi, yahu el insaf okul bitmiş 4 senedir çalışıyorum daha ne öğretmenliği anne ya, hem sonuca bak tamam hastane müdürü olamadım; amma ihracat müdürü oldum dünyayı geziyorum:)Bu arada bizim liseye alınmayan arkadaşım Çukurova da bilgisayar öğretmenliği okudu.Farkındayım uzattıkça uzatıyorum tamam.O doktorumsu varya işte, ay burun bir havalarda bir havalarda, hatta onun kardeşiyle benim kardeşimin 5-6 kişilik bir arkadaş grubu var İstanbul'da okuyorlar, onlarla arkadaşlık yapmasını bile istemiyormuş, kardeşim söylemişti bana.Kardeşimin evine taşınmak istemiş kız, babasına şikayet etmiş, ablaları varken Seren kim oluyor diye, Seren de benim kardeşim onu bi söleyim.Aynı kız kardeşleri sevgilisiyle Paris'e gitti diye kızı okuldan alıyordu eğitimli doktorumsu, yeterince bokladım heralde tamam yeter.

       Gel gelelim bu kızın geçen hafta düğünü vardı.Diyormuş ki doktorum ben, saçımı makyajımı alelade biri yapacak değil herhalde.Bizim oralarda da meşhur biri var, böyle ünlülerle takılan bir kuaför makyöz , hatta Özge Ulusoy sürekli o adamın ruj reklamını yapıyor marka yüzü olduğundan, neyse işte onunla anlaşmış 8bin liraya, uuhh.Düğün günü gelmiş adamı arıyo ha geldim ha  gelcem diye diye saati 4 etmiş gelmemiş, ekmiş kızı!

       Ya evet çok kötü bir durum, düşünsenize en özel günlerinizden birinde öyle bir kriz çıkıyor; ama ben hiç üzülmedim valla, hatta çokta eğlendim, bol bol güldüm, üff kötü bir durum yaa derken bile kendi kendime gülüyordum.Kimseyi küçük görmeyeceksin kızım, bak ne oldu???Ha ne olduğunu da anlatayım, bulduğu ilk kuaföre girmek zorunda kalmış, e yaz günü düğün gırla randevusuz kuaför asla bulamazsın, sonuç düğün boyunca surat asmış, bu hikaye de burada bitmiş:) Şimdi ben böyle eğlendim diye kötü mü oldum ki???

Bu şarkı yaz favorim benden size hadii


25 Temmuz 2018 Çarşamba

Yapıyormuş Gibi Yapma, YAP

        Merhaba sevgili okuyucu bugün yine böyle bol sitemin olduğu bir yazı ile karşınızdayım; çünkü aşırı gıcık olduğum bir konuyu anlatacağım.Hazırsanız başlıyorum.

       İnsanlık hali, bazen birilerinin yardımına ihtiyaç duyabiliyoruz.Karşındaki kişi isteğini hakkıyla yapsa sıkıntı olmayacak ama işte kaçı doğru düzgün yapıyor bir düşünün bakalım.Mesela bizim evden örnek vereyim.İş yapıyor oluyorum  o ara bir şeye ihtiyacım oluyor, Ali bana çamaşır suyunu getirir misin diyorum,önce bir oflanıyor seksen saatte o koltuktan kalkamıyor, sonra nerede diye soruyor, dolapta diyorum bekle Allah bekle gelmiyor, kızıyorum hadi artık diyorum, e yok burada diyor!Nasıl yok ya ne demek yok, nerede olacak sanki buzdolabında mı?Bir sinirleniyorum kalkıyorum kendim bakmaya taa taaam orada işte, bahane nee görmedim oluyor.Bu bir, iki, üç hep böyle yani 5 kez göndermişsem bir şey için en az üçünde yok, görmedim, orada değillerle karşılaşıyorum, e gözünle bak bi zahmet di mi!

        Bu sadece bir örnekti bak, başka birinden iş istiyorum tamam diyor, bekle bekle yok saçma sapan bir sonuç.Ya çok mu zor işini hakkıyla yapmak, ha yok ben yapmak istemiyorum diyorsan söyle karşındakine ya, tamam ona da kızarız belki; ama saçma sapan sonuçlarla karşımıza çıkmanızdansa yapmıcam demek daha mantıklı yahu.Gerçekten darlanıyorum, nefret ediyorum böyle işlerden ya doğru düzgün yap ya da yapma.Ne kendini yor, ne de karşındakinin zamanını al o kadar basit.

21 Temmuz 2018 Cumartesi

Sohbetimsi

        Biraz bana harekete göre muamele yeteneği ver Allah'ım.Beni kıran insanlara acımadan ayy banane deyip geçeyim.Bunlar insaniyetten tabi de, şu insaniyet bir bende mi var sanki.Meltem'i kır çarp ondan sonra bir şey yokmuş gibi devam, oohh ne ala.

         Rüyamda bi süredir görüşmediğim birini gördüm, ters bir şey oldu sabahına korkarak uyandım, zaten sabaha karşı bahçe fıskiyelerini açtılar o da sebep oldu korkmama, ay acaba başına bir şey mi geldi diye, banane diyemiyorum ki, gamsızlık mı yüklesek acaba bana.

         Bir de canım aşırı saganaki istiyor nedendir bilmem.O ne diye sorarsanız bi yunan ara sıcağı.Yani ben de saganaki ile büyümedim sonuçta, ilk kez Yunanistan'a gittiğimde yemiştim, hatta masada 4 kişi olmamıza rağmen hepsinin hakkını yemiştim, toplasan da 3 4 kez anca yedim zaten; ama bir aklıma düştü 2 gündür saganaki istiyorum diye dolanıyorum ortalıkta, deli miyim neyim bilmiyorum, yani pek normal olduğum söylenemez de neyse.

        Sıkılıyorum çokça, bu havalar bastı.Bana yakın çevreler depresyonda olduğumu iddia ediyor, bir gönderin bakalım beni tatile o zaman neler olacak görelim.Kız kıza tatili ucundan kaçırdım zaten ona da dertliyim,oofff kafayı ne yana çarpıyorduk

14 Temmuz 2018 Cumartesi

Bendenizden Saçmalamacalar

        Merhaba sayın okuyucu merhaba!Yaz aylarında kimseler buraya uğrayamıyor gibi pek sıcaklardan; ama gerçekten benim sebebim o değil, yoğunluk.Şuan tam bir keyifçyim ama, mayışa mayışa kahvaltımı yaptım, şimdi ise bilgisayarımı aldım, bahçedeki çimlere oturmuş hem yazıyor, hem elektrik atıyorum, e yazmakta beni hafiflettiğine göre şuan siz düşünün bendeki keyfi.

         Bir süre kendimi dinlemek istedim sadece, hatta telefonumu günler boyunca açmadığım da oldu.Acil durumlar için, zaten çalıştığım yer biliniyor, hemencecik bana ulaşılabilirdi yani sorun yok.Tabi Meltem Sert'im ben, bu süreç sonuna kadar işledi mi, ASLA!Ya ben bir şey yaptım ki ne olduğunu size söylemeyeceğim, o günden beri bir salağım, dengesizim; çünkü yaptığım şeyden ötürü çok utanıyorum.Sahi siz utanınca ne yapıyorsunuz?Benim aklıma geldiği anda böyle vücudumda bir utanç duygusu yayılıyor, ellerimle gözlerimi kapıyorum , kafamı en yakın yere şiddetli bir şekilde çarpmak istiyorum ve de geçmiyor yani, belki de çok düşündüğümdendir, bilmiyorum; ama ne zaman böyle şeyler yapsam devamında salak gibi davranıyor, kendimden uzaklaşıyorum.Sonrasında verdiğim tepkilerden ötürü pişman oluyorum tabi; ama iş işten geçmiş oluyor.Off Allah'ım ben neden böyle saçmalıyorum diye sorarken buluyorum kendimi.Aman biliyorum hiçbir şey anlamadınız, boşverin zaten yaptıklarım anlaşılır şeyler değil, sadece kendimi bulmaya çalışıyorum gibi bir şey.

        Çok ofluyorum çok, Allah affetsin.Sakin, tepkisiz biri olabiliyorum çok üzülüp kendimi korumaya almaya çalışınca, aslında iyi de gidiyor; ama ucundan patlak verdi mi Allaaaahh tut bakalım beni tutabilirsen, keşke öyle zamanlarda biri bana sakinleştirici bi iğne yapsa ve sinirimle hareket etmesem, fazla düşsel oldu bu değil mi?Neyse ya böyle böyle büyüyorduk , bahanemiz buydu nasılsa, kendimiz oluyoruz şurada ne var yani, peh!

25 Haziran 2018 Pazartesi

Sınıfta Kaldınız

   Sınavlarıma bir hafta kala babamı kaybetmiştim.Memlekette bir süre kalıp sınavlardan bir gün önce geri dönmüştüm.Ben ailemin yanındayken arayan, yazan bir sürü arkadaşım oldu.1. öğretimdim ben, 2. öğretimden olup beni hiç tanımayanlar, alt sınıflardaki, üst sınıflardaki, diğer bölümlerdeki öğrenciler bile yanıma gelip başsağlığı dilediler.Sınavlarım bitince bir daha memlekete gittim, geri döndüm yani yaklaşık 1 ay geçmişti babamı kaybedeli.Derse girdim, hocam tam derse başlayacakken söz istedim, birkaç şey söylemek istiyordum.Birebir hatırlayamasam da söylediklerim bu şekildeydi.


   'Zor günler geçirdiğimi bliyorsunuz, öncelikle yanımda olan bana iyi hissettirmeye çalışan herkese çok teşekkür ederim.Lakin, yıllardır aynı sıraları paylaşmamıza rağmen bana tek kelime etmeyen, beni görünce kafa çeviren insanların olması midemi bulandırıyor.Mesele sadece aynı sıraları paylaşmakta değil; çünkü şu sınıfta olmayıp benimle üzülen ağlayan insanlar oldu.Maalesef ki daha 1 seneden fazla bir süre beraberiz, evet hepimiz üniversite mezunu olacağız; ama bazılarınız çoktan insanlıktan sınıfta kaldı bile.Yani okul sonunda alacağınız diploma bazılarınızı insan etmeyecek.Dilerim böyle bir acı yaşamazsınız; ama aynısını yaşasaydınız kanlı bıçaklı olsak bile ben insaniyetimi konuştururdum'

   O gün bir kez daha anladım, herkesin içinde merhamet yoktu, sevgi yoktu.Yıllarca aynı sınıfta okuduğum insanlar bir başsağlığı dileyemecek kadar kalpsizdiler.Birbirimizi mi bıçaklamıştıkta düşman olmuştuk hayır.Kız grubuyla birbirimizden hoşlanmazdık, onlar bizim ekipten uzak dururdu biz onlardan, elle tutulur hiçbir şey yoktu.Bir tane erkek vardı o da eskiden bizim gruptandı kalabalık kızlı erkekli bir grubumuz vardı genelde beraber zaman geçirirdik, 2.5 senenin sonunda sevgili yapınca sevgilisi artık bizim gruptaki kızlarla konuşmasını yasaklamıştı:)O kadar zaman aynı ekmeği paylaştık, birbirimizin aileleri ile tanıştık aynı sofraya oturduk; ama sonuç ortadaydu.Ben hala insaniyet diye yırtınayım.Yok herkeste, boğazım düğüm olsa da şuan , yok!Herkeste yok, olmayacak da biliyorum