Hakkımda

Fotoğrafım

Deneyimlerim, üzüntülerim
, dileklerim burada sizlerle:) neşeli ol, hayatını yaşa;)

8 Haziran 2017 Perşembe

Kısacık Bir Ders

      Herkes kendi yaşam koşturmacasında öyle değil mi millet.Çalışanlar olarak bizler alelacele kalkıp hazırlanıp işe gitme telaşesindeyiz, kimilerimiz erkenden kalkıp çocukları için kahvaltı hazırlamak onları hazır etmekle, bazılarımız okula, kimilerimiz ise belki de daha fazlasını yapmakla meşgul.Peki bu koşturmaca içerisinde çevremize ne kadar dikkat ediyoruz, yani çıkarımız olmasa bile etraftaki insanlara değer veriyor muyuz?

   Eveet başlıyoruz.Ahmet Şerif İzgören'i çoğu arkadaşımız tanır, tanımayanlar için kısa bir özet geçiyorum, kişisel gelişim üzerine kitaplar yazmış, aslında orduda görev yapıyormuş; ama istifa edip üniversitede hocalık yapmaya başlamış.Bu abimizin bir konuşmasını izledim, yazı ile aktarıyorum, videosunu da ekleyeceğim.


    ''Son sınıf öğrencilerinin final sınavı. Beş soru hazırladım. İletişim sorusu tam elli puan. Çocuklar harıl harıl çalışmışlar. İletişimle ilgili her şeyi yemiş yutmuşlar. Yok efendim alıcı verici varmış. Kaynak mesajları iletirmiş. Sen dili ben dili. Elli puanlık 4. soru şu:
(Bu soru iletişim becerilerinizi ölçmek için sorulmuştur.)
“Beş yıldır bu okulda öğrencisiniz… Benim bir yıldır kapının girişinde hep gördüğüm; sınıflarınızı, koridorlarınızı temizleyen; adı soyadı gömleğinde kocaman yazan;sizinde her sabah gördüğünüz görevli hanımın adı nedir? Soyadını yazmanıza gerek yok!
Bütün sınıf şok oldu! Öğrencilerden biri parmak kaldırdı:
-Hocam bir şey soracağım. Doğru mu anladım ben, bu bayanın ismi Hatice ise, Hatice yazınca finalden elli alıp sınıf mı geçeceğim şimdi?
-Bak ne kadar doğru anlamışsın.
-Ben sınıftan çıktım. Kapının dışında bekliyorum. İçeriden tartışma sesleri geliyor.
-Beyler kadın adı ne?
-Beyler bilen söylesin!
-Beyler ayıp oluyor ama!
-Kimse mi bilmiyor?
-Beyler herkes kağıtları kaldırsın göstersin .
-Beyler hocaların adlarını biliyorsunuz, kızların adlarını biliyorsunuz ama!
Beş dakika sonra sınıfa girdim. Kağıtları topladım. Tek bir doğru cevap yok. Kağıtlar bomboş. Sadece bir öğrenci “battı balık yan gider” yazmış. Onun hakkında bana “Hocam o öğrenciye dikkat et. Şöyle kavgacıdır, böyle problemdir” denilen bir çocuk. Sınav İngilizce olduğu için öğrencim şöyle yazmış: “Hocam, öncelikle ben şu an duygularımı İngilizce anlatamayacağım, biliyorum sınıfta kalıyorum; ama Türkçe yazıyorum. Hocam size çok darıldım. Bana iletişimle ilgili ne sorsanız hepsini bilirim. Ceplerim dolu. Ben yıllarca hep sorarım arkadaşlarıma, bu adam ne sorar diye. Soracakları şeyleri yazar çizer koyarım cebime. Sınavda kağıda aktarır, sonrada buruşturur çöpe atarım ve sınıfımı geçerim. Hocam sınıfta kalıyorum çünkü cevabı bilmiyorum. Ama bir şey fark ettim; o kadını gerçekten yıllardır görüyorum; ama bir kere dönüp bakmadım,adını hiç merak etmedim. Oysa bütün hocaların adını soyadını, hatta çocuklarının adını bile biliyorum. Her karşılaştığımda merhabalaşıyorum, ama o hanıma hiç merhaba demedim. Ben öyle bir adammışım ki çıkar ilişkim yoksa insanların yüzüne bakmıyormuşum. Sınıfta kalıyorum, ama emin olun hiç önemi yok. Çünkü on beş yıllık bir eğitimde bana öğretilmeyen bir şey öğrettiniz. Ben daha bu okuldayım, her sabah o hanıma ismiyle hitap ederek “günaydın” diyeceğim ve bundan sonra ilişkilerimi çıkar üzerine kurmayacağım. Hocam sınıfta kalıyorum ama sağ olun.”
Yönetmelikler gereği not veremiyorum çünkü sınav İngilizce üstelik bayanın adını da yazmamıştı. Fakat ben alacağımı aldım ve o öğrenci elli üzerinden elli alarak dersi geçti ve mezun oldu. İki gün sonra hizmetli bayan yanıma geldi. Bir torba hellim peynirini masamın üzerine koyarak dedi ki:
“Hocam size iki şey için çok teşekkür ederim. Birincisi geldiğinizden beri bana her sabah ismimle hitap ederek “günaydın” diyorsunuz. İkincisi son sınıf öğrencilerine sınavda bir soru sormuşsunuz, bütün öğrenciler soruyu öğrenmişler, sabah öğrencilerin hepsi “günaydın Hatice hanım” diye içeri giriyor. Hocam ben yıllardır bu okulda hep kapının oralarda olurdum. 
Şimdiye kadar hiç kimse böyle bir şey yapmamıştı, kendimi hiç bu kadar insan hissetmemiştim.”

   Ben bu yazıyı okumuştum daha önce vay filan demiştim; ama üzerinde durmamıştım, hatta üniversiteki hocamız ondan etkilenmiş olacak ki sınavda bize yüksekokul müdürümüzün adını sormuştu( 4 yıllık okulumun neden yüksekokul olduğunu hala anlamamış bulunmaktayım), biz onun da adını bilememiştik o zaman; ama şuan hatırlıyorum gereksiz torpille gelmiş müdür olmuş doktor Adem Aslan.O zaman hocayı sevmediğimiz için ayy özenti diye de dalga geçmiştik.

   Ben uzun zamandır insan ilişkilerinde kendimi biraz geri planda tutuyorum; lakin gerek oturduğum sitedeki çalışanlara, gerekse çalıştığım yerdeki çalışanlara mutlaka selam verir kolay gelsin derim.Bizim oturduğumuz yerde çöpler haftanın 3 günü toplanıyor, sabah 10dan önce kapıda olması gerekir, ben de kapının önüne koyar sonra işe gitmek için hazırlanırım, ben çıkmadan önce genelde çöpler alınmış olur.Kişisel hiçbir muhabbetim de olmadı çalışanlarla, geçen hafta ben çıktım temizlikçi abla çöpleri taşıyordu, ona sokak kapısını açtım, gülümsedim günaydın abla kolay gelsin dedim, teşekkür ederim Meltem kızım dedi, ben şok.İsmimi nereden biliyor diye düşündüm, kapı zili desen 3 sene önce taşınmamıza rağmen hala eski ev sahibinin ismi yazıyor.Bi mutlu oldum, sonra aklıma bu öykü geldi işte.Etrafımızda bizim için bir şeyler yapan; ama bizim hiç farketmediğimiz o kadar insan var ki, öyle olmasa bile hepsine insan gibi davranılmasını diliyorum.Ben elimden geleni yapmaya çalışıyorum ya siz?



   

21 yorum :

  1. Çok iyi bir ders vermiş gerçekten. Bıraktım apartmandaki ya da sitedeki temizlik vs. görevlilerinin isimlerini, çoğu komşumuzun ismini bilmiyoruz artık. Yeni taşınanlar oluyor merhaba- merhaba, güle güle oturuna gidilirdi eskiden, şimdi çok az kişi gidiyor.
    Çok teşekkürler Meltem'cim. Güzeldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ilk taşındığımda bu ne ya demiştm kimse yardıma gelmedi, bişi demedi diye bayağı kızmıştım, bahçeye çok fazla çıkıyordum o zamanlar çünkü evimde henüz koltuk yojtu:) herkese gülümseyip selam veriyordum; ama onu da insanlar yanlış algılıyormuş burada sonradan öğrendim:) yazık bize ki ne yazık

      Sil
  2. İzlemiş ve cok sevmiştim bu videoyu. Çok güzel bir paylaşım olmuş teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim yorumunuz için 😊

      Sil
  3. İzlemiş ve cok sevmiştim bu videoyu. Çok güzel bir paylaşım olmuş teşekkürler

    YanıtlaSil
  4. İyi akşamlar Meltem Sert :)

    YanıtlaSil
  5. O konufa benim üstüme yoktur :) valla öyle bir konusurum ki :) lisede ki ablaya ağır geldi diye masaya bile yardim etmistim.Nolcak sanki :) adamlarla konusurken biraz cekinsem de kolay gelsin abi derim arada :) eşim belediyede calisiyor.Onun orda çalısan hizmetli ablayi bekarliktan beri tanirim. İş yerimin müsterisiydi.Hala göreyim sarilir sohbet ederim :) Aradaki 7 farki görebilen varsa söylesin.Aksine oda insan bende 😁 bravo meltemcim tebrik ediyorum senide harikasin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arada fark yaratmak çok anlamsız oluyor, ben fabrikaya ne zaman gitsem özellkle dkişhaneye uğrar oradaki ablalarla sohbet ederim çokta hoşlarına gidiyor, ben gelince hemen kalkar kafalar gülümserler çene çalarız taa ki onların şef gelene kadar:) çekiniyorlar ondan, bazen bu durum az skıntı yaratabiliyor, herkes iyi niyeti göremiyor; ama işte...

      Sil
    2. Göremeyeninde gözüne sokarız haha 😁 Sen personel olduğuna göre muhasebecimisin acaba ? Evraklarla ilgili bir muhabbetn olmustuya.Bide şık giyiniyosun 😁 acaba nedir nedirrrrr 😁

      Sil
    3. Cıııkksss ihracatçıyım😂 Normalde hergün polo tşört spor ayakkabı ile giderim, ne giyeyim derdinden kurtulmak ve insanlarn gözüne batmamak için her rengini aldım evet🙈

      Sil
    4. Tühhh bilemedim.Bu hic aklima gelmedi ama 😁 bende severimde onlarida kisa gelio bana tşört en sevdiim en rahati gercekten :)

      Sil
    5. Ayy boyun kaç ki🙈 Ben minnackk bi insan evladıyım

      Sil
    6. Boy 1.70 de ondan degil 😁 benimki kiskanc da kisa giymemi istemez hıhlar hemen 😁 bide bende rahat edemiyom oturup kalkarken.uzunde giyemem araboy iste.

      Sil
    7. Yani şimdi 1.70 de türk standartlarına göre uzun yani:) benim hayatım inegölden önce inegölden sonra diye ikiye bölümdü.inegölden önce şortlar mini etekler, inegölden sonra ara boy etekler, polo tşörtler

      Sil
    8. Allah Urfalık etmesin madem canm :)

      Sil
    9. Kuzenim urfada balkona şortla çıktı diye komşu polise şikayet etmiş 😂😂😂😂

      Sil
    10. Aa çok ayıp etmiş amaaa 😁 demekki dogru tespit etmisim 😁

      Sil
    11. Zihniyet işte:) bakmasa olmaz,hem bakcak hem şikayet edecek.urfa doğrı tespit oldu👏🏻

      Sil
  6. Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Okullarda yoğun tempoda giden derslerin arasına bir de insan ilişkilerini ekleseler, en azından bu tarz videoları izlettirseler, bir günaydın ve içten bir merhabanın etkilerini yıllar boyunca yüreklerinde duyumsayacaklar. Her ne surette olursa olsun yaşamımıza dokunan insanlara tebessümle bakabilmenin kimseye zararı olmaz.

    Güzel bir gün dileklerimle, sevgiyle ve dostça kalın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben aslında bazen sinirimden tuvalet eğitimi verilsin diyorum😂 Önemli olan sadece dersler değil bu hayatta bunu benimseöek lazm; lakin o kadar fazla sınav içersinde napcaz bilemem

      Sil