Hakkımda

Fotoğrafım

Deneyimlerim, üzüntülerim
, dileklerim burada sizlerle:) neşeli ol, hayatını yaşa;)

14 Nisan 2017 Cuma

İsrail-Filistin Güncesi-4

      Durmadan çalıştığımız koca bir hafta geçmişti.O zamana kadar bu kadar hırsla durmadan çalışmak bence herkesin yapabileceği bir şey değil hele ki hem denizi olan hem de gezecek bir sürü yeri olan bir yerlerdeyseniz.O yüzden son gün gezmeye karar verdik, evet evet son gün gezecektik; ama dolaşmamız gereken çok müşteri olunca neyde tamam dedik en geç 2 ye kadar çalışırız, sonrasında şehri gezeriz, yani Tel-Aviv'i, daha önce sadece müşteri ile iş konuşmak için Tel-Aviv Port, yani marinaya gelmiştik, gayet güzel; ama düşündüğünüz gibi pahalı bir yer, biz oradayken patenli kostümlü en az 30 kişi geziyordu; ama iş konuştuğumuzdan telefonu elime alıpta fotoğraf çekemeddim, bence çok eğleniyorlardı, bir an aralarında olmak istedim.

   Bu arada size ülkenin görüntüsünden pek bahsetmedim.İsrail de Filistin de resmen dağlar üzerine kurulu, ovada olan tek şey ana yollar.Bir yere giderken yokuş yukarı çıkıp duruyorduk, şoförlüğümü test ettim resmen.Evler ilk bakışta bana çok güzel geldi, gayet modern yapılar; ama dur bir dakiika ya dedim, tüm evler aynı renk toprak rengi, ne kadar can sıkıcı!
   Yerleşim yerindeki en boş dağ buydu; ama eminim bir daha ki gidişime kadar o da dolar.








   Otelimiz biraz popüler bir otel olduğundan neredeyse her gün bir parti oluyordu, istesek belki bizi de misafir ederlerdi; ama biz pert bir şekilde geliyorduk, zaten anca çıkışlarına denk geliyorduk.Çocuklara değişik değişik kıyafetler giydiriyorlar, hepsi o kadar tatlı ki, bi kez dayanamadık fotoğraf çektirdik.
   Son gün geldi çattı erkenden kalktık, işlerimizi bitiriyoruz en geç 2 de ve şehri geziyoruz öyle anlaştık, gerçekleşti mi tabi ki hayır 3 oldu 3 oldu 4 oldu en sonunda yemek yiyelim dedik, bir müşterimizin tavsiyesi üzerine deniz kenarında 'OLD CITY' denen bir yere gittik, turistik bir yermiş herkes orada; ama biz bakıyoruz bir numarası yok, sadece eski birkaç ev, ohoo dedim Hatay da bile boylu boyunca 'Eski Antakya Evleri, Sokakları' var, o kadar tantana yapmıyoruz.En az 10 tane gelin var, fotoğraf çektiriyorlar, ilk olarak orada gördüm kalaşnikoflu insanları, düğün pozunu silahla veriyorlar, bunda bir mesaj var mı acaba?Oradan 2 magnet aldık 35 lira para ödedik, utanın lan utanın Türkiyede 3 tanesi 5 lira.Neyse oturduk yemeğe, şimdi yediğimiz her şeyi yazıyorum, bir ızgara tavuk, bir köfte, bir humus, bir bira bir de kola.Ödediğimiz para 270 liraya yakındı, o an neyse ki öteki tüm günler müşterilerimiz bizi yemeğe götürmüş diye düşündük, yoksa parasız kalmıştık, gittiğimiz yerle alakası yoktu, fiyatlar ülke genelinde aynıydı.



Onların parası ile 247 senkel ödedik, bizim paramızdan biraz çok az daha değerli, 270 lira gibi bir şey etti işte, harcadığımız para patronlarımızın parası olsa da bir huzursuzlandık ama sonra, öteki günler hiç harcama yapmadık  zaten canım dedik, hem keyfi değildi yani.
   O günden bize bu hesap ve bu fotoğraflar kaldı; ama ne var biliyor musunuz, tam orada yan yana eski bir kilise ve de bir cami bulunuyor.Haberlerde görmüştüm daha önce,İsrail hükümeti camilerde ezan okunmasını yasakladı da türk hackerlar israil televizyon kanalını hackledi ve birkaç dakika boyunca ezan dinletti diye.Ben hiç öyle bir şey ile karşılaşmadım,azınlık olan müslmanlar değil yahudiler, üstelik tatil günleri de cuma günüydü, o yüzden biz dönüşümüzü cumaya almıştık.O günden beri aklımda ülke uçtan uca 3 saat değil, halkın yarısından fazlası müslüman; ama dünya korkuyor bu ülkeden neden yani.Yemeğimizi bitirip tekrar işe koyulduk, Allahtan bugün çalışmıcaz ha dedik, tek şehir yetmedi Tel-Aviv den Netanya'ya kadar tüm bölgelere girdik satış yapmaya çalıştk, neyse ki 10 da mağazaların tamamı kapandı da bizde artık işimizi bitirmiş olduk.

    Sabah erkenden uyandık; çünkü daha aracımızı teslim edecektik ve işlemler uzun sürebilirdi.Depoyu dolu teslim etmemiz gerekiyordu, burada her 2 adımda benzinlik var; ama biz 1 saat boyunca neredeyse hiç görmedik, neyse demiştik en kötüsü parasını veririz; ama havalanı girişinin yanında bir tane bulabiliyorsunuz, depo yarıdan daha fazla doluydu üstünü tamamladık 220 liraya, yani yakıtta ucuz değil, buradakinin 2 katı.Aracı havaalnından almamıza rağmen başka bir yere teslim ettik, onlar oradan bizi servisle havaalanına götürdüler.İçeri girdik, biletlerimizi kendi kendimize alıyoruz gişelerden, bir sürü TÜRK HAVA YOLLARI biletleme makinesi vardı, giriş yapıpta türkçe ile karşılaşmak bir gururlandırdı ne yalan söyleyeyim.Bileti aldık kuyruğğa girdik, milim milim ilerliyor 3 saat erken geldik 2 saat erken gelmemiiz gereken havaalanına.Nihayet sıra bize geldi, 2 kadın memur başladı beni sorugulamaya, neden geldin, ne yaptın diye, ticaret için geldim diyorum, kimle görüştün diye soruyor, isim veriyorum, kaç kez görüştün diye soruyor, telefonla konuştunuz mu kaç kez konuştunuz, evine gittin mi, sana hediye aldıı mı, iş ilişkisi dışında herhangi bir ilişkiniz var mıi nerede kaldın, valizini kendin mi hazırladın,otelin adı ne ahiretlik sorular 20 dakika kadar sürdü, sonra pasaportumun sayfalarını çevirdi, Fasa neden gittin vay efendim Kosova da ne işin vardı, orada nerede kaldın, hepsine sakinlikle cevap verdim, bu kez bekle dediler amirlerinin yanına gidip birkaç şey söylediler, sonra geç dediler şükür.Ulan girerken bu kadar soru sormadınız bee, çıkarken ne oluyor.Aynı anda arkadaşım da geldi, ne biz ne de valizlerimiz hiçbir cihazdan geçmedik, ne kadar saçma ya dedim, hatta arkadaşıma dedim, istesem seni valizime koyup götürebilirmişim, baksana valizimizi aramadlar, makineden geçmedik bile, valizleri teslim ettik, artık kapımıza gidelim dedik , aa aa o ne, tekrar arama ve sorgu, hem de ne sorgu, el çantalarımızı teefonlarımızı verdik, değişik aletlerle telefonlarımızı kurcaladılar, bize yine ahiretlik sorular sordular, ayakkabılarımızı alıp başka yere götürdüler, o arada bizi teker teker kabinin içine sokup manyetik bir şeylerle aradılar, o arada durmadan küfür ediyordum, arkamdaki çocuk türke benziyordu, aman anlarsa da anlasın lanet olası pislikler dedim içimden, 3 saat erken gittim ucu ucuna uçağa yetişiyordum, üstelik görevliler çok mıymıntı bu ne ya Türkiyede olsak 10 kez geçmiştik, o kalabalığa rağmen, ayrıca havaalanları bizim küçük şehir havaalanları kadar ancak, aman bir de İsrailmiş, hıh!Koşarak free shopa gittim parfüm almak için, kozmetik alacaksanız eğer İsrail daha ucuz; ama içki türü şeyler alacaksanız Türkiye free shopundan alın.


   Bizim uçağın kapısından girdik, ooh be dedim, memleket kokuyor, hostes kıza alın bizi burdan kurtarın dedim, o kadar sinirlendim yani,Kim ne derse desin en güzel ülke de bizim, en güzel bayrakta.Allah ne ülkemizden ne de bayrağımızdan etsin, kimseye muhtaç etmesin.
Evin en sevdiğim bölümünden, en sevdiğim çiçek, en sevdiğim pasta ve kitabımla geçirdiğim andan hepinize saygılar.





8 yorum :

  1. Ahiret soruları ne kadar sinirmiş:( geçmiş olsun Meltem'ciğim, evim evim güzel evim, elbette memleket gibisi yok. Hoşgeldinnnn:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanılmaz uzun ve sıkıcıydı, tşekkürler Müjde ablaa

      Sil
  2. Şoförlük en güzel sol şeritte at arabası, kamyon, dolmuş, bisiklet ne varsa doluşmuş, trafik kuralının pek bilinmediği ve Müslüm abilerini dinleyerek kendilerinden geçmiş sürücülerin yeri Tarsus'ta oluyor diye biliyordum. Kullanmıştım da bir yıldan fazla önce orada. Daha da kullanmadım :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İNEgöl de öyle.önceden çok modern bulurdum şehirde bisikletle gezmeleri; ama buradakilerin pervasız şekilde kullanması arabamla arkalarından gitmeye çalşmak beni deli ediyor

      Sil
    2. Değil,i bir yıl önce değil. Yirmi yıl önceden de fazla bir zaman önce orada kullanmıştım. Ne yollardı. Hiç aklımdan çıkmaz :)

      Sil
    3. Şimdi güzel orada yollar demek isterdim; ama hala kötü

      Sil
  3. Öyle seri ve güzel anlatmışsın ki, macera yazısı gibi okudum. Gerçekten sorular gıcıkmış. Geçmiş olsun canım. Tuhaf bir yermiş demek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederm Ece ablacım, aslında içindeyken her şey iyiydi de giriş çkış tam işkence

      Sil