Hakkımda

Fotoğrafım

Deneyimlerim, üzüntülerim
, dileklerim burada sizlerle:) neşeli ol, hayatını yaşa;)

25 Şubat 2017 Cumartesi

Fas Günlüğü 3

Son Fas günlüğümden herkese selamlar.Dün tüm gün müşteri beklemek bir azaptı işkenceydi, neyse ki ikramlıklar vardı.En az 20 kruvasan ek olarak turta ve pastalardan da bolca yedim, hem sıkıntıdan hem açlıktan.Müşteri her an gelir diye öğle yemeğine çıkamadık tabi.10 saat oturduktan sonra tüm kızlar ekibi toplanıp yemeğe gidelim dedik, gittiğimiz yer müzikli bir yerdi, onlar balık söyledi benim tercihim tavuk ızgaradan yana oldu, abartmıyorum bir saatten fazla gelmesini bekledik, ondan önce patates ve peynir kroket siparişi verdik.Patates bizdeki gibi değil, küp küp doğranıyor üzerine mayonez acı sos karışımı gibi bir sos dökülmüştü, dilim acıdan felç oldu ama yine de çok sevdim.Kızlar birer bira söyledi, ben yok dedim bi baktım tokuşturuyorlar filan, hadi dedim bana da verim bir tane.Casablanca diye bir biraları var çok acı, onu içeyim filan demeyin heineken var bolca, tercihiniz ondan yana olsun bence.Müzik güzeldi, fransızca söylüyorlardı, yabancıyız diye istediğimiz ingilizce şarkıları da söylediler.Bizim iki arkadaş dans meraklısı salsa yapacakları şarkılar istediler, ben bi ara kafamı eğmiştim kaldırdığımda siyahi kardeşlerimizden birine İbrahim Tatlıses halayı çektiriyordu,İbrahim Tatlıses demişken taksi şoförüm hoşumuza gideceğini düşünerek gün boyunca dinletti, düm düm teketek düm teketek arabesk bu arabesk, ardından hiç mi özlemedin hiç mi hakkım yok tükendim tükendim tükendim artık diye çığırdı, yaktı içimi.İyi oldu bu gezi bi yandan neden; kızları tanımış oldum, yani biraz daha arkadaşım olmuş oldu; ama hala beni sessiz çekingen buluyorlar.Bugün iş yapmamaya kararlıydım; ama kahvaltıda 2 kız arkadaş biz çıkcaz deyince ben de takıldım peşlerine mağaza dolaşmaya devam ettik cuma saatine kadar, cuma saati her yer kapalı hayat felç, su alacaktık alamadık.Bu arada adım başı meyve kokteyli satan dükkanlar var nedesi ise çok ot içmeleri bu yüzden gün içinde enerjiye ihtiyaç duymalarıymış, taksi şoförleri filan soruyor hep marijuna mu bilmem ne ondan istiyormuyuz diye.Her yer kapalı diye gündüz otele geldik, burda toplandık bu kez başka bir kız arkadaşla çıktım dışarı; ama artık iş değildi, Houbouss diye kapalı çarşımsı bi yer varmış oraya gittik, ha bahsetmedim uber diye bir taksi programı var onu avrupa ülkelerinde kullanabiliyorsunuz, burdaki benzeri careem denen program ordan taksiyi çağırdık merkezden oraya kadar 29 dirhem ödedik, inegöllü iki kişi gördük onlar 100 ödemiş,yani biraz kazıklanmışlar diyebiliriz.Tüm heyet çarşıya gelmiş, biz ilerlerken bir tezgahın başında gördük onları, yanımdaki arkadaşın patronu da yanlarındaydı bizi çağırdo gelin siz de bu meyveden yiyin dedi tropikal kırmızı renkte bir şey adını bilmiyorum, bi tanesini ortadan böldü verdi satıcı yedim, tatsız bol çekirdekli bir şeydi; ama yediğim gibi de dilim kıpkırmızı oldu, bunu nerden anladım tabiki arkadaşıma bakınca, resmen dil kan rengine döndü neyseki bi 5 10 dakika içinde geri bir şey kalmadı.Çarşı iğrenç şekilde kokuyor, deriyi güvercin pisliğiyle kurutuyorlarmış, çanta alın diyorlardı, hayatta da o deriyi almam iğrenç, dolaştık durduk sırf almış olmak için kendime bir kolye aldım, aynısı türkiyede her bujiteride var; ama hatıra olsun dedim, ordan kalktık daha büyük bir yer varmış orası da aynen leş gibi kokuyor, bi de değişik kıyafetlerle tasa su döküp satanlar var, aynı osmanlı zamanında olanlar gibi, hatta ramazanda da filan öyle yapıyorlarya.Bir de saç örücüler var, kadınlar oturmuşlar köşeye gelen geçenin saçını örüyor değişik şekillerde, fotoğraf çekecektim neymiş efendim paraylaymış, yav he dedim sizin salak suratınızı çekmek için bi de para vercem, sinirlendim.Turisti kandırmaya çalışıyorlar, çoraplarım tükendi bi çorap alayım dedim 50 dirhem dedi yani 18 lira, bir kızdım ona arapça söylendim bağrındım, az ilerden 10 dirheme aldım Allah Allah.Biz ordayken başka bir kız arkadaşımız aradı buraya gelmek istiyormuş, yanımdaki kız arkadaşın iş görüşmesi varmış, ikisi yer değiştirdi güne 3. Ayrı kişi ile devam ettinm, açlıktan geberiyordum neyse ki mc donalds vardı yakınlarda ve ona attım kendimi hemen, istiklalimsi bi caddesi var çok benziyor ama bizimkisi gibi kalabalık değil, başka insanlar burayı neden bu kadar övüyor anlamadım, acaba nereleri geziyorlar.Otele dönüşte beyaz taksi bulamadığımızdan kırmızı taksiye binmek zorunda kaldık, inanılmaz küçükler bi kere, ben sığdım da yanımdaki arkadaş uzun olduğundan bir sığamadı, yoldayken biri el salladı onu da aldı, bildiğin dolmuş taksi gibi bir şeymiş yani bu, neyseki mesafe yakındı da hemen otele vardık.Şuan otelde bitmiş bir halde oturuyorum, biraz sessizliği dinliyorum kimse yok, millet hep eğlenceye gitti, bu gece son gecem yarın dönüyorum artık, bir şey daha anladım, insan ortamından uzaklaşınca da dertlerini unutmuyormuş

4 yorum :

  1. Son cümle gülümsetti :) Okumaktan memnun kaldım.

    Tunus'a giden arkadaşlarımdan kuzey tarafların iyi de güneyin farklı olduğunu, oraları sevdiklerini duymuştum. Fas'ı ilk senden duydum sanırım.

    Neyse bitmiş. İyi yolculuklar. Yarın hoş geldin demek üzere :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana hep gülümsüyosun ne güzel:)teşekkür ederm, yarını iple çekiyorum

      Sil
  2. Casablanca birası ha?:)))filmden mi esinlenmişler? Resim çektirmek için para istemek???Oha!! ORta doğu denince hep paragözlük, açgözlük, demek o yüzden bu halimiz...bu kadar paragöz olunca, hainler bol olur bir ülkede çünkü parayla kolayca satın alınırlar...:((((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cıksşehrin adı casablanca; ama filmden sonra bayağı turist çekmiş, insanlarda turist geliyor diye kendilerince para kazanma yolu bulmuşlar, fotoğraf çemeye çalışınca kızıp bağırıyorlar; ama şuna şaşırdım hiç seyyar yemek satan kimse yok, yani türkiyede miting olsa en az 10 seyyar satıcı olur

      Sil