Hakkımda

Fotoğrafım

Deneyimlerim, üzüntülerim
, dileklerim burada sizlerle:) neşeli ol, hayatını yaşa;)

23 Şubat 2017 Perşembe

Fas Günlüğü 2

   Merhaba, bugün atladığım bazı şeyleri anlatarak başlıyorum.Uçaktan inipte kapıya gelince bir pasaport kontrolü görüyorsunuz, oo dedim bu kez beklemek yok hızlı hızlı bir pasaporttaki fotoğrafınıza bakıyorlar bi de size, oh dedim bu basit oldu diğer ülkelere göre; ama yine erken konuşmuşum.O kontrolden geçtik, hemen ardından bir form verdiler bize, nereden geliyorsunuz, niye geliyorsunuz vs vs.Onu doldurup inanılmaz uzun bir pasaport kontrol kuyruğuna tekrar giriyoruz, kuyruk ilerlemiyor; çünkü memurlar o kadar yavaş ki, sonunda o kontrol de bittiğinde birkaç adım atıyorum, bu seferde pasaporttaki giriş damgasını kontrol eden bir memur, yani aynı yerde 3 kez pasaport kontrolü ne alaka anlayamadım.
 
   Alt kata doğru ilerliyoruz, buranın para birimi dirhem, dün kafam uçmuş dinar yazmışım.Yanıma euro almıştım ben; çünkü türk parasını kabul etmiyorlar, havaalanındaki değişim ofisine gittim ya 300 euro bozdurabiliyoruz ya da 600.300 bozdurursak eğer daha düşük kurdan hesaplanıyor, umurumda olmadı 300 euro bozdurdum; ama dolarda öyle değil 320 dolar bozdursanız bile daha yüksek kurdan hesaplanıyor, yani 300 den fazla olsun yeter.Burada her yerde sarı ve turuncu paptyalar var, aslında papatya değil olan Acemi Demirci bilir; ama ben cinsini bilmiyorum, bence hangi papatyamsı çiçeklerden bahsettiğimi çoğunuz anladı zaten.Buraya geliyorsanız eğer ve gerçekten kahvaltı seviyorsanız yanınıza peynir almanızda fayda var; çünkü peynirleri çok kötü, malum fransız eskisi bir devlet, o yüzden kruvasan ve turta bolca yaygın, neyse ki sevdiğim şeyler, kahvaltıda 5 tane yedim de öyle karnım doydu, omlet yaptırdım yumurtanın rengi beyaza çalıyor; ama neyse ki tadı fena değil.

   Akşam yemeği saate geldiğinde otele döndüm bugünlük yeter diye,2 kız arkadaşla Morocco Mall a gidelim bari yiyecek bir şeyler bulalım dedik.Kendimi burger kinge attım ben, aynı standartlarda değil, patates daha kalın, üstelik ketçap mayonezden başka sos yok, neyse ki içeceklere su katmıyorlar bizdeki gibi.Fiyatlar Türkiyedekine göre pahalı, mağazalar genelde dünya markaları; ama türk markaları da mevcut.Burada tekstil çok fazla üretiliyor, hatta zaranın imalatı da burada yapılıyor; ama fiyatlar sanıldığının aksine pahalı, yemek yemekten başka bir şey yapamadık.Çıkış kapısına bir çıktık, kapının önünde taksiciler sardı çevremizi, şu bahsettiğim kırmızı taksi şoförleri, bağıra bağıra çekiştirmeye çalışıyorlar korkunç, bi ara dedim biri bıçak çıkaracak diye, beyaz taksilere doğru koşturduk; ama arkamızdan ettikleri küfürleri duyuyordum, kesinlikle İstanbul taksicilerinden daha fenalar.Bi kere akşam sokaklarda çok az kişi var, yürürken bir ara korktuk, çantalarımıza daha sıkı yapıştık, arabada telefonla konuşurken bir anda telefonunuzu çekip alıyorlarmış o derecede de hırsızlık olabiliyor.

   Bugün müşterilerle ikili görüşme günümüz, otelin toplantı odasında her firmaya ait bi masa var oturdum bekliyorum, henüz masamı ziyaret eden kimse yok, o yüzden bolca sıkılıyorum.Bir 8 saat kadar daha aynı sandalyede aynı şekilde oturmaya devam, neyseki yanımda çikolata şeker makaron filan var.

9 yorum :

  1. Ben bu günlükleri okumayı çok sevdim. Bir d oralarda hatırlanılmak yok mu??? Okurkenki keyfi nasıl anlatsam :)))

    Her gün okuyalım fırsat olursa. Gerçi hala o yardım çağrısına koşmayan arkadaşına kızgınsam da :)

    Çiçekler krizantem mi acaba? Ya da Alman papatyası :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öğrendim adını, aynı safa bitkisi, ötekini bulamadım.aslında ben canımın sıkıntısı gitsin diye yazıyorum, aslında arkadaşım çare olamaz; ama bir umut sızlanıyorum ona

      Sil
  2. Ne güzel. Sızlanacak arkadaş olması.

    Biraz tenkinli biri galiba :)))
    Çok dayanıklı çiçektir onlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet iyi ki var.o çiçekler boş arazilerin hepsinde, yol kenarlarında neredeyse duvarda bile var

      Sil
  3. Taksicilerinden bazıları fenadır Fas'ın. Biz de havaalanından bindik bir taksiye otele gitmek için. Adam taksimetre falan açmadı. Ne kadar ödeyeceğimizi sorduk. Şimdi hatırlamıyorum ama biraz indirim yapmasını istedik. Şöför arabayı çevre yolunda ani bir hareketle sağa çekti. İsterseniz inin söylediğim fiyat dışında olmaz dedi kabaca. Bizim başka şansımız yoktu tabi orada. Bir de Fransızca konuşmaları yüzünden yanımıza Fransızca bilen bir arkadaş almıştık. Casablanca Sheraton tavsiyesi ile gittiğimiz okyanus kenarındaki yöresel restoranda yediğimiz yemekleri ve dinlediğimiz müziği unutamam:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bi daha gelirseniz eğer careem diye bir program var onu kullanın, online taksi çağırma programı üstelik diğer pazarlık yapıp ucuz fiyat aldığımız taksilerden de ucuz, turist kandırıyorlar işte ben tümgün 60 dolar verdim, 110 dolar verenler olmuş.kırmızı taksiler çok fena

      Sil
  4. Merak ettiğim ülkelerden biri Fas ama sanki biraz yavan geldi. ben daha cangıl cangıl ve renkli bir Fas izlenimi edinmeyi bekliyordum :) Biraz soğudum mu ne :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben pek beğenmedm yani be bileyim, gezcek yer de yok

      Sil
  5. Bence kimse gitmesin bu ülkeye:))))öyle adamı kolundan tutan taksiciler yeter yani:((((geçmiş olsun:(

    YanıtlaSil