Hakkımda

Fotoğrafım

Deneyimlerim, üzüntülerim
, dileklerim burada sizlerle:) neşeli ol, hayatını yaşa;)

25 Ağustos 2016 Perşembe

Bu Kız Ne Yaptı

  Şimdi size neler yaptığımı anlatacağım.İşler biraz, aslında biraz değil çok karmaşıktı benim için.Kuzenlerim yanımda olmak istemişler, basmışlar gaza İstanbuldan gelmişler buraya.Tabi suratsız ben bir triplerdeyim, hallerdeyim, neyse işte cumartesi sabahı olmasına rağmen fabrikaya gitmem gerekti, onları evde bıraktım gittim, ben ordayken bizimle gelmek ister misin diye sordular, hiçbir şey düşünmeden tamam dedim, patronum yurt dışında izin alacak kimse yok, patronumun kardeşine söyledim, olmaz dedi, diretince bana kapıyı gösterdi; ama o an bir şey düşünmüyordum tabi.


  Bastım gittim İstanbula, hoş gitmeseymişim de aynıymış, çünkü bırak dışarı çıkmayı yataktan zor kazıyorlardı beni.Annem olsun istedim yanımda, korunmaya ihtiyacım vardı sanki, hemencecik uçağa atlayıp geldi canım annem; ama nafile.Ölümüne mutsuz hissediyordum, herkesin bildiği sorunlar ötesinde içimdekileri anlattığım kişilerce de anlaşılamıyordum.Konuşmak istemiyordum artık,  kardeşimin okul kaydı da vardı bu arada, o an düşünemiyordum bir şey; ama şuan ona yardımcı olamamanın pişmanlığını yaşıyorum.İstanbulda kalmak istemiyordum daha fazla, bu kez karar verildi ve Mersin yolu göründü bana annemle.Önce İnegöle gidip birkaç eşya aldım yanıma, ilk geldiğim zaman kendimi çok iyi hissetmiş, savaşma gücü bulmuştum her şey ile; ama otobüse bindiğim anda varya bir öküz oturdu içime, 13 saat boyunca ağladım desem sadece azıcık abartmış olurum bence.Dayım bizi aldı eve götürdü, tabi benim geleceğimi öğrenen  öteki dayımlar teyzemler yengemler ohoo hepsi geldi, bana bir bakıyorlar sanırsın karşılarında hortlak var,  aslını söylemek gerekirse öyle de görünüyordum 44 kiloya düşmüşüm, gözlerim ağlamaktan kocaman olmuş bir de kıpkırmızı.Herkes kendince bir şey söylüyor, ben inatla konuşmuyorum, anlatsam anlamayacakları şey çok.Erkek bir kuzenim var, daha Mersine varmadan onu aradım, hemen uçağa atlıyım geleyim dedi, biraz da mutluluktan ağladım.


  Kuzenimin gelmesini bekledim delice, sanki beni süper bir güçle kurtaracak gibi, tabi bu arada beni şişmanlatma seansları sürüyordu, sürekli önüme bir şey konuyor.Kız olan kuzenim kolumdan tuttu sürükledi de bir kez dışarı çıkmış, deniz yüzü görmüş oldum.Artık yorulmuştum da sanırım, gözümden yaş gelmiyordu, hergün acıdan gebersem de.Veee beklenen gün geldi, yani kuzenim geldi ve beni evden aldı.Anlattıkça anlatıyorum yaptığım şeyleri, belki de döver diye bekliyorum, sabırla dinliyor beni kızmıyor, neden kızmıyorsun diye soruyorum, ben diyor ekibimdeki çalışanlara çok kızar bağırırım neden biliyor musun hata yapmasınlar diye, hata yaptıktan sonra kızmanın bir anlamı yok, e şimdi sana kızsam ne olacak, düşündüm haklı.Neyse  işte bana birkaç şey söyledi ne olduğunu yazamıcam ama varya bazı gerçekler bir insanın suratına ancak böyle yapıştırılabilirdi.BU HAYAT SENİN dedi bana, ne istediğine sen karar vereceksin, ha şimdi üzülüyorsun sen, düşünüyorum sana üzülmek istiyorum ama s… de değilsin diyor bana gülüyor, laan diyorum kızıyorum yine gülüyor ne yapayım yani seçim senin seçimin ben niye üzüleyim diyor, haklı yani ne yapsın; ama yine de beklediğim tepki bu değildi.Sonrasında tuttu beni kolumdan, öteki kuzenleri de aldık gittik rakı içmeye, dertler biraz dağılsın diye.Ertesi gün bizimkilerin yoğun ısrarından ötürü saygıdeğer bir psikolog ablamıza gittim, neyse dedim hadi buna da anlatalım, anlattım kadın şok krizden krize girdi, sinirden ölecekti, lan bunları yaşayan benim tribi niye sen yapıyosun, o da çat çat çat bir şeyler söyledi, laaan bunlar kuzenimin söylediği şeylerle aynı, psikoloğa verdiğim para rakı masasına ödediğim paradan çok, yuh!Kuzenim para almamıştı valla üstüne yemekte ısmarladı, kahve de.Vay anam vay.


  Ben salak salak triplere girmişken bir haber aldım, komşum ölmüş gencecik adam, çocukları el kadar, babalarını hiç bilemeyecekler, anıları olmayacak içim yandı.Hayatın anlamını, kısalığını sorguladım,  dışarıyı izlerken ittirdiği el arabası ve içinde taşıdığı kartonlarla birden düşüp yuvarlanan küçücük bir çocuk takıldı gözüme.Ah Meltem dedim derdin ne.Kendimden nefret ettim, dertlerimden nefret ettim.Annemden bahsetmek istiyorum bir de, babacağımın emaneti, benden çok acı çektiğini düşündüm bazen, gözleri öyle acı dolu bakıyordu ki bana, onu ağlatmak isteyeceğim son şeyler arasındaydı; ama oldu ve şuanki isteğim babamın beni affetmesi ya da bu olanları hiç görmemiş olması, annem için mutlu olmaya söz verdim kendimce, yanında olmak, en azından bulunduğu şehre yaklaşmak istedim.İş başvurusu yaptım hem de kaç tane, evlere baktım işlere baktım, anneme gitmek istiyorum, ait olduğum yere gitmek istiyorum.Şuan içinde bulunduğum durumdan biran evvel kurtulmak istiyorum.Söz verdim anneme  iyi olacağım, olmasam da öyleymiş gibi davranacağım, aileme bunu yapmaya hakkım olmadığını biliyorum.Veee bu benim hayatım verdiğim kararların sonucunda bi ben ağlarım ha bir de annem, büyük düşünür kuzenimin dediği gibi çoğu şey, biraz argo hatta çok argo olduğu için paylaşamıcam.İşte bu kadardı.

Güzel günlere doğru yürüyelim, bazı şeyleri düşünmemek gerek, öylece yaşamak...


6 yorum :

  1. Hayatımızda aldığımız kararların sorumluluğunu almalıyız.Tek bir çözüm yoktur hayatta.Çözüm ne olabilir onu düşünün ve hareke geçin.Hadi bakalım kolay gelsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahh sorumluluk, keşke hepimize işlenmiş olsa ne güzel olurduv:) elbette ki çözüm tek değildir; ama mesele onu bulablmekte, harekete geçtim bakalım işte hayırlısını diliyorumm

      Sil
    2. Yolunuz açık olsun öyleyse :)

      Sil
  2. Hadi bakalım dağıttık sandığı topladık tekrar attık denize Biraz sirkelen sirkelendin bence Hadi iyi olucak diyelim iyi olsun ve evet seni Anlıyorum diyenlerin hepsi yalannn Damdan düşeni ancak kendi anlar Küçükde olsa adımlara başla bak gelir sonraki büyük adımlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. minik adımlarla başladım; ama koşacağım günler de gelecek

      Sil
    2. Kendine inan olucak herşey Sadece inan ...

      Sil