Hakkımda

Fotoğrafım

Deneyimlerim, üzüntülerim
, dileklerim burada sizlerle:) neşeli ol, hayatını yaşa;)

2 Ağustos 2016 Salı

Bir Garip Haller

  İyice yaşlanıyorum sanırım, 25 yaş yaşlanmak için erken değil mi ya!Gezmeler, arkadaşlar, eğlence diye tutturan ben değilim sanki.Arkadaş sıkıntısı çektiğimden bahsetmiştim zerre sevmediğim şu memlekette, bir hediye gibi indi kafama 1 değil 2 Hataylı kafa dengi aile, yuhuu!Annem bile artık sızlanmanı gerektirecek bir şey kalmadı çevren de oldu, artık aklım sende kalmayacak dedi sıkılıyormusun diye.

  Bizim memleketin insanı sıcaktır, içinde tutamaz çok bir şeyi nasıl hissediyorsa öyle davranır.Eğlenceli tipler kızlar, birine sarı diyoruz ötekine kızıl.Aralarındaki en küçük benim, en küçük dediğime bakmayın aramızda çok yaş farkı yok, kızlar benden 4 yaş büyük eşleri açık ara büyük ama. İyi de oluyor bir bakıma; çünkü ben istediğim kadar mutsuzluğumu gülücüklerle maskelemeye çalışayım bir anda yüzüme bir hüzün çöktüğünde ve çekilmez bir insan olduğumda bana belki de ancak kardeşlerine gösterecekleri anlayışı gösteriyorlar.Mesela Hatay dönüşü bu ailenin biriyle düştük yollara.Canım burnumda takıyorum kulaklığı tabi o arada çocukları beni rahat bırakmadığından az biraz şebeklik yapıyorum ona, ardından bir surat asmışım, sonrasında düşünüyorum neden öyle davrandım ki diye.İnsan arkadaşını yolda tanır derler bir de, ay o zaman korkunç bir insanım ben.Neyse acıkılıyor tabi yol uzun, giriyoruz bir yere yemek yemeye herkes başlıyor bende surat bir karış yemicem, onlar yerken de kurtlanıyorum sanki kalkıyorum dolaşcam biraz diyorum, bekle bizi deseler de umrumda olmuyor.Biri bana bunu yapsa varya burnundan getiririm, şımarığa bak diye, grupça yapılan şeylerde sivrilenlere ayar olurum da; ama ne yapayım canım sıkkındı, aklım başka yerdeyken odaklanamıyorum bir şeylere, ayy yemeğe bile.

  Velhasıl ben bir tuhaf insan oldum çıktım valla.Arkadaş, arkadaş diye yeri göğü inlettim, aileme arkadaşım yok, gezdiği bir yer yok mutsuzum diye diye yeri göğü inlettim, şimdi arkadaşlarım oldu, kesintisiz her hafta sonu bir yerlere gidelim diyorlar,reddediyorum durmadan, planım olduğundan mı yok, evde oturup tüm gün yatıyorum ya da kitap okuyorum.Kıymet bilmez miyim neyim, ALLAHIIMMMM sen affet, derdin büyüğünü verme.Valla korkuyorum; çünkü dert sıkıntımı bilen arkadaşlarım bana hep aynı şeyi söylüyor, dert edilmeyecek bir şeyi takıyorsun, daha büyük bir derdin olacak bunu unutacaksın diye, korkuyorum.

 Geçen hafta sonu evde tek başımaydım, eşim şehir dışındaydı.En son elime ne zaman Kuran alıp okuduğumu hatırlamıyorum bile,bin bir hevesle 9 yaşımda iken gidip öğrenmeme rağmen.Neyse işte biraz korkumdan, biraz canımın acısından ve ne yapacağımı bilemediğimden taktım örtümü başıma, evde Kuran olmadığından( en kısa sürede alcam ama) açtım bilgisayarımı başladım okumaya.Okudukça hızımı alamıyorum, yaklaşık 2 saat sürdü, arapça biliyorum ama hepsini anlayamıyorum açıklayamıyorum, bir de meallerine bakıyorum.Allahım tutuyor beni bir ağlama, iyice tuhaflaştım ha.Ölümden bahsediyor çoğu, hayat kısa sen hayırdır sonsuz yaşayacağını filan mı sanıyorsun gibisinden bir şeyler diyor.Yani yüce Allah her fırsatta söylemiş bitecek diye bu hayat; ama biz aynı tas aynı hamam, bok ye o zaman diyorum içimden.

  Çok konuşasım varmış ya, yukarı bi baktım ne anlatıyordum nereye geldim diye:)Neyse işte öyle bir garip hallerdeyim.Kendinize iyi davranın

4 yorum :

  1. alla alla yaaa nedir senin sıkıntın yaaa. bişilerden memnun değilsin sen. belki mutlusun amaaa huzurlu değilsin of yaaa :)

    YanıtlaSil
  2. Blogunu ilk defa ziyaret ediyorum. Çok samimi yazıyorsun. Evet, olecegimizi biliyoruz ama yine de olmeyecekmis gibi yasiyoruz. Bu arada blog teman çok silik gibi. Okumayı zorlaştırıyor. Bilgin olsun istedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim, tema filan çok anlamıyorum ama bi göz atcam

      Sil