Hakkımda

Fotoğrafım

Deneyimlerim, üzüntülerim
, dileklerim burada sizlerle:) neşeli ol, hayatını yaşa;)

14 Temmuz 2016 Perşembe

Bırakın Kibri :)

  İnat mı gurur mu belli olmayan saçma sapan hareketler duygular üzerine konuşalım diyorum.Bir anlaşmazlık oldu mesela ters düşüldü, bu zamane ilişkilerinde hemen bir asmalar kesmeler, konuşmama ve araya mesafe koyma sıralanıyor.Zamane dediğime bakmayın ben de zamanelerdenim:)

  Kibirden bahsedelim şimdi de, kibir için derler ki 'kendini başkalarından üstün görmektir, başkalarını beğenmeme ve kendini diğerlerinin üstünde görme davranışıdır. ' Neden kibirden bahsediyorum şöyle izah edeyim; ters düşme durumlarında alttan almama, karşıdakini sürekli ezmeye çalışma, hatasını kabul etmeme ve hep karşıdakinin aramasını beklemek aslında öncelik olarak kibirden kaynaklıdır, benim görüşüm bu yönde siz ne dersiniz bilemem.Bu böyle devam eder bazen artık dayanamaz insan konuşmak istiyordur; ama inat etmiştir bir kez aramayacaktır, aşkından  özleminden ölse de burnunu kaf dağından indirmeyecektir, ne olursa olsun suçlu karşıdakidir, öyle olmasa bile aramayacaktır, arayan alttan alan o olmamalıdır, peki ya neden?Aşk demişken onu da sorgulayalım, aşık olduğunu iddia eden seven bir insan sürekli olarak karşıdan bekler mi bir şeyleri?Ben kendimden örnek vereyim ben uğraşırım ararım debelenirim; ama sonra durur bir bakarım benim için ne yapılıyor diye, hakkım veriliyorsa, her şey benden beklenmiyorsa eğer sonuna kadar devam ederim hiçte gocunmam ha bazen inat ederim ama o da şımarıklığımdan yani sevdiğime şımarma çabasından o arasın isterim, gönlümü almaya çalışsın ne bileyim böyle sevildiğimi hissetmek isterim, her zaman değil ama, yoksa bir anlamı kalmaz bazı şeylerin.Bunlar görev gibi yapılmamalı bence, insanın içinden gelen bir şeydir zaten çoğunlukla, kızsan da içten gelen küçük bir özür unutturabilir bence her şeyi.

  Ha şimdi de aradık diyelim, suçlu da olsak suçsuz da olsak her şeyi yutmuş aramışız, ne bekleriz tabi ki hoşgörü, doğru düzgün konuşabilme.Ayrılıkta olacak olsa, ilişkiye  devam da edilecek olsa, medeni bir şekilde konuşma beklenir.Örnek ben, karşımdakini çok çok arayasım varsa bile, laf yiceğimi biliyorsam eğer çoğu zaman aramam, özlemediğimden mi, sevmediğimden mi, inadımdan mı, kibirimden mi değil.Ben aşkta gurura yer vermem çoğunlukla, hata ediyorumdur çoğunuza göre; çünkü gurur bazılarımıza göre her şeydir; ama ne bileyim ben yapamıyorum çok.Bazen kendime dayatırım bir şeyleri, sen de ötekiler gibi ol, kendinden çok şey verme, kendini ezdirme bu hayatta en önemli değerli olan kişi kendin olmalısın diye.Kendimi gazlıyorum gazlıyorum sonra ne mi oluyor, fosss :)

  Aslında daha yazacak çok şey var da ben şimdilik sonuca bağlayayım.Seviyorsanız ve sevginiz suistimal edilmiyorsa eğer kibri, inadı, gururu bir kenara bırakın ve sarılın.Hele karşınızdaki kişi, sırf sizi seviyor diye bir şeyleri yutmuş ve sizi aramışsa eğer, sonuç ne olacaksa olsun  insan gibi davranın;)




7 yorum :

  1. Valla ben oldum olası dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış durumlarından hoşlanmam. Duygu ve düşüncelerimi söyleyen biriyim. Düşündüklerini kendine saklamayı, kendini geri çekmeyi gururla bağdaştıramıyorum. Hissettiklerini söylemek en güzeli, sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilişkilerde bencil insanlar aramıyor işte, burunlar kaf dağında ararsa inciler dökülür çünkü, özleminden geberse aramayan insanlar biliyorum

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Yanlış yazılım vardı ondan sildim kızım.
    Meltem, bu yazını daha önce okudum kızım.O sırada sınırlı internet varsa başaramamışımdır, gönderdim sanmışımdır.
    Düşündürdüklerin mutlaka aynıdır.Onun için yazacaklarım manada mutlaka yakın olur.Bir kere ilişkiyi yürütebilmek için senin davranış tarzın , buna dair düşüncelerin doğru.Gurur yapma lüksümüz falan kalmadı artık.O eskidendi, hemen anlardı anlayan.Sen zaten yapmadığına göre, karşı tarafın davranışlarını eleştirme hakkın doğar.Sende arasam mı, aramasam mı sıkıntısı yaşatıyorsa, yine bazen onun rahatsız olduğunu hissettiğindendir.Eğer gerçek samimiyeti bulsaydın ve emin olsaydın ikilemde kalmazdın.Yaşlısından gencine erkeklerin sevgili olma döneminde bizde yarattığı kuşkular birbirine yakın.Tam diyorsun ki her şey düzeldi, hiç olmadık bir söz üzüntüye garkediyor bizi.Uzun vadeli bir ilişki düşünüyorsak eğer, kaale almamayı öğrenmemiz gerekiyor.Ve kaybedeceğimizi bilsek de, düşündüklerimizi çatır çatır söylememiz lazım.Çok egoist yaradılışları var ve hiç sorun istemiyorlar.Bir erkek ancak onunla evlenmeyi başarabilirsek tuzağa düşer.O da bizim saf sevgilerimizin başarısı olmaz.Onlar bunu istemeli.Ama aramaktan hiç kaçınma bence.Daha çabuk tanımış olursun kızım.Naçizane düşüncelerim bunlar.Sevgiler canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ece ablacığım ben eleştirmekten kaçınan susan bir insandım eskiden; ama ilişkilerimde yaşadığım olumsuzluklardan sonra ben de öğrendim eleştirmeyi hiç sevmesem de, eleştiriler sonuç bulup davranış düzelseydi iyi olurdu tabi.ben arasam mı aramasam mı ikilimine düşmezdim normlde çünkü ne olursa olsun sevdiğim için aradım haklı da olsam haksız da; çünkü küs kalmalara kıyamazdım; ama bir yerde duruyor artık insan karşılık göremeyince.Hepimizin öteki dertlerinden biri ararsam nasıl davranılacak korkusu, seven insan bile artık karşısındakine o kadar kötü davranıyor ki, sevmek çok başka bir boyut aldı.egoist yaratıldıklarına ben de inanıyorum çoğu insanın; çünkü istedkleri yapıldığı süreec onlar için sorun yok, karşısındaki kişi üzülse bile, ne zamanki karşı taraf tepkisini ortaya koyar istenilmeyen bir şey yapar o zaman ortalık cehennem yeri

      Sil
  4. Ne güzel ifade etmişsin Meltemcan. Kibir varsa, yaşanılan o şey aşk değildir zannımca. Hoşlantıdır, boşlantıdır :) Gerçek aşk kaldı mı sahi? Blogunu takipteyim. Sen de bana gel hemi, özlerim ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yorumun için teşekkr ederim:) gerçek aşk nedir ki, tarif edebilir misin ben artık ne olduğunu bilemiyorum sanırım.tabiki de gelirim bloguna, sevgiler

      Sil